Yazı dizisinin önceki bölümleri :
Release Süreci İşleyişi
Release planlaması yapıldıktan sonra;
Devamını oku »
Yazı dizisinin önceki bölümleri :
Release planlaması yapıldıktan sonra;
Devamını oku »
Uzun bir aradan sonra bilişim şirketi kurmak isteyenlere yazı dizisi devam ediyor. Serinin ilk iki makalesine şuradan ve şuradan ulaşabilirsiniz.
Bu yazıda size, dün epeyce sohbet etme imkanı bulduÄŸum Åžamil Yıldırım’ın -ki kendisi çok uluslu ÅŸirketlerde üst düzey görevlerde bulunmuÅŸ ve ÅŸu anda Türkiye’nin önde gelen birkaç yazılım firmasının sahibi- aktardığı tavsiyeleri ileteceÄŸim. Hem de unutmamak için burayada not düşeyim istedim. Åžamil Bey, gerçekten ilk cümlesinden itibaren kendisine inanılmaz saygı duymaya baÅŸladığım ve rol model almayı istediÄŸim bir insan. Ayrıca deneyimlerini paylaÅŸmayı oldukça seviyor. Sanırım bu yazı kendisini sevindirecektir.
Tavsiyeleri maddeler halinde sıralayacağım. Yanlız belirteyim belli bir gidişat yok. Sorularınız olursa bana iletebilirsiniz.
Devamını oku »
Şurada , şurada ve şurada örneklerini göreceğiniz, son zamanlarda alevlenen bir tartışma konusu kamu kurumlarında özgür yazılım kullanımı.
Kamu kurumları, genellikle teknolojiyle alakalı iÅŸlerini veya altyapılarını özel sektörün sahip olduÄŸu iÅŸgücü aracılığıyla çözüme kavuÅŸturma eÄŸilimindedirler. Kendi içlerinde varolan problemlere çözüm arayan veya yeni uygulamalar geliÅŸtiren (en azından büyük çapta) çok az kamu kurumu var. Bilgi iÅŸlem personelleri genel anlamda bilgili de olsalar, kamuda çalışmanın getirdiÄŸi “kurallara” onlarda baÄŸlı.
Kanımca, ülkelerin kamu kurumlarının sırları veya ürettikleri/depoladıkları bilgiler hayati önem taşıdığından bu kurumların kullandıkları yazılımlarında güvenilir olmaları gerekiyor.
Devamını oku »
 Bu aralar Paul Graham‘ın Hackers and Painters kitabını okuyorum. İlk bakışta anlaşıldığının aksine kitap güvenlikle ilgili bir konu iÅŸlemiyor. Bilmeyenler için söylemekte fayda var, hacker aslında bilgisayar uzmanı anlamına geliyor. Unix zamanında uzman yazılımcılar ve sistemciler bu isimle anılırdı. Yani kitap aslında yazılım geliÅŸtiriciler hakkında.
Neyse efendim, bu kitaptan bana yazacak çok malzeme çıkacağı kesin. Daha ikinci bölümdeyim ve not aldığım birçok baÅŸlık var. Bunlardan biriside, aslında her programcının fark yaratacak birÅŸeyler yapmak istemesiyle ilgili. Kitapta programcıların yapmak istedikleri zevkli iÅŸlerin çoÄŸunun para etmemesi nedeniyle sıkıcı bir “gündüz iÅŸine” sahip olduklarından bahsediliyor. Bu sava kesinlikle katılıyorum. Benim bugüne kadar karşılaÅŸtığım programcıların birçoÄŸu aslında yaptıkları iÅŸlerden çokta memnun deÄŸil. Çünkü asıl zevkli iÅŸler ülkemizde pek yapılmıyor. ÖrneÄŸin, oyun programcılığı, iÅŸletim sistemi programcılığı gibi. Biz daha çok veritabanı sistemleri, otomasyon, -çok zevkli olmakla beraber- elektronik/bilgisayar iÅŸleri ve internet projeleri geliÅŸtiriyoruz. Birisi hariç bütün bunlardan kusacak duruma gelmiÅŸ biri olarak artık istediÄŸim iÅŸleride yapmayı düşünmeye baÅŸlamıştım zaten. Bunun bir meyvesi olarak bir süredir XNA ile ilgileniyorum.
Devamını oku »
Åžu yazının devamı niteliÄŸindeki bu girdide, geçen günlerde benden eposta aracılığı ile yardım isteyen bir arkadaşın sorununu ele almaya çalışacağım. Hemen uyarayım, sayacağım adımlarda ve yaklaşık maaliyetlerde birtakım farklılıklar olabilir. Åžahıs ÅŸirketi kurma iÅŸlemlerini bende daha önce yaÅŸamadım bu yüzden araÅŸtırdığım verilere dayanıyorum. Örnek senaryomuz şöyle :Â
Bir e-ticaret ve web tasarım şirketi kurmak istediğinizi düşünelim. Fakat çok fazla sermayeniz yok ve bu yüzden işe evinizde başlamak istiyorsunuz.
Devamını oku »
İki yazı halinde planladığım bu seride bilişim sektöründe kendi işini yapmak isteyenlere önerilerimi ve yapılması gerekenleri sunacağım. İlk bölümde daha çok benim tavsiyelerim, ikinci bölümde ise yapılması gerekenler ve duruma göre ortalama çıkacak masraf gibi şeylerden söz edeceğim. Ayrı bir diğer yazıda da yeni kurulan şirketlere nasıl davranılması gerektiğinden, yurtdışında durumun ne olduğundan bahsetmeyi düşünüyorum. Faydalı olması dileğiyle…
Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de bilişim sektörü gittikçe büyüyor. Şu aralar patlayan global krizler bile bunun önüne geçebilmiş değil. Sektörde bir durulma yaşansa da büyüme halen devam ediyor. Bu durumda bu işin eğitimini almış insanlar, uzun süredir sektörde faaliyet gösterenler veya diğer yatırımcılar haliyle kendi işlerini kurmak istiyorlar.
İlk olarak söylemeliyim ki, Türkiye’de şirket kurmak çok zor. Bu yollardan yakın zamanda geçmiş birisi olarak, devletin ve büyük yatırımcıların size birçok zorluk çıkarttığını söyleyebilirim. İlk olarak bu zorluklardan söz edelim biraz :
Devamını oku »