Gerçekten enteresan bir konuya değinmek istiyorum bugün. Daha önce bahsettiğim şekilde (1, 2) bir şirket kurdunuz, Ar-ge süreçlerini tamamladınız. Yani artık elinizde ürünleriniz var. Gerçi ürünleriniz ve hizmetleriniz var demek daha doğru. Peki şimdi ne yapacaksınız?
Devamını oku »
Günümüz pazarlama trendleri içerisinde en öne çıkan olgu markalaşmadır. Reklam ve diğer iletişim faaliyetleride bu olguya hizmet ederler. Markalaşma, ürünün farkındalık yaratması için, akılda kalıcı olabilmesi için gerekli en önemli şartlardan birisidir.
Peki size bir soru sorayım, hiç “marka” olmuş bir yazılım ürünü biliyor musunuz ? Bu sorunun cevabı muhtemelen evet olacaktır. Çünkü yabancı firmalar markalaşmaya çok önem vermekte ve bunu gayet güzel başarmaktadırlar. Buna en çarpıcı örnek kimilerinin sevmediği, kimilerinin hayran olduğu ama nedense hemen herkesin kullandığı Windows işletim sistemidir. Ülkemizde (maalesef) “bilgisayar bilmek” le kastedilen tamamen Windows kullanmayı bilmektir. Bu da gösteriyor ki bu ürün markalaşmış sağlam bir üründür.
Peki şimdi başka bir soru sorayım. Bana marka olmuş bir tane Türk yapımı yazılım ürünü söyler misiniz ? İşte bu noktada işler biraz karışıyor. Bu bize Türk yazılım firmalarının hemen hepsinin markalaşmaya hiç önem vermediklerini gösteriyor. Bizdeki durum özetle şudur : Müşteriler bir şekilde “bağlanır”. Bunun için genelde satış elemanları dolaşırlar veya referans olan yerler sayesinde müşteriler bulunur. Yani çoğu zaman müşterinin firmaları bulması beklenmez.
Devamını oku »
