Bir programlama dili geliÅŸtirmek baÅŸlıklı girdiden sonra Türkiye’de daha önce geliÅŸtirilmiÅŸ bir programlama dili var mı diye araÅŸtırmaya baÅŸladım. Sonradan aklımı bir programla dilinin Türkçe olup olamayacağı kurcalamaya baÅŸladı.
Öncelikle Türkiye’de geliÅŸtirilmiÅŸ programlama dillerine bir göz atalım, sonra ana konumuza döneceÄŸiz.
Türkiye’de GeliÅŸtirilmiÅŸ Programlama Dilleri
Daha önceden sadece Tupol‘u biliyordum. Biraz araÅŸtırdıktan sonra (ve önceki yazıya gelen yorumlardan birisi sayesinde) birkaç tane dile rastladım.
Bunlar;
- Yunus (Resmi SourceForge sitesi)
- Tupol 2.0
- EVPL (bunun gerçekleştirildiğinden emin değilim)
- Basit (Basic klonu)Â
- Quilt (Dil ve derleyicisi  Ersin Karabudak tarafından geliştirilmiş. Hakkında fazla birşey bulamadım)
- Pozitif – Türkçe Programlama Dili (link)
- TPD (Türkçe Programlama Dili)
Benim bulabildiklerim bu kadar. Eğer siz daha fazlasını biliyorsanız ya da yukarıdaki diller hakkında döküman olacak adresler biliyorsanız lütfen yorum kısmında paylaşın.
Türkçe Programlama Dili Geliştirmek
Aslında çoÄŸu ÅŸirket kendi dilini kullanmaktadır. Genellikle kendi yazdıkları programlar içerisinde kullanmak için veya kolaylıkla özellikler eklemek için bu tarz diller geliÅŸtirmek çok yabancı birÅŸey deÄŸil. Bu sebeple Türkiye’de kimse kendi dilini geliÅŸtirmiyor diyemem. Ama iÅŸ tam donanımlı bir derleyiciye gelince onu yapan kimseye daha rastlamadım.
Bu noktada internet camiasında iki ayrı tartışma dönüyor. İlki varolan programlama dillerinin Türkçe’ye çevrimi hakkında, ikincisi ise sıfırdan Türkçe bir programlama dili geliÅŸtirmekle ilgili.
Bu tartışmalardan ilkine ekÅŸi sözlükteki bir yazar tam benim düşündüğüm cevabı vermiÅŸ : “ zaten allahin c’sinde kac kelimelik ingilizce var ki? kasmaya degmez.” Yani, tanımlanan ögelerin isimleri Türkçe verilirse çokta problem kalmayacaktır.
Ayrıca dilin Türkçeye çevrilmesiyle daha fazla kullanıcı çekeceÄŸine ya da daha kolay öğrenileceÄŸine inanmıyorum.Â
İkinci argümanla ilgili olarak şu araştırmadaki giriş kısmı oldukça önemli. Türkçe bir programlama dilini başarılı kılacak yegane şey, Türkçe bilen kişiler tarafından daha efektif kullanılabilmesidir. Bu da ancak dili sıfırdan yazmakla mümkün olur.
Burada benim düşüncem şu; Küresel anlamda bilgisayarların birbirlerine bağlanmalarından beri (internet) haberleşme kolaylığı ve globalleşme kademeli olarak artış göstermiştir. Bunun sonucunda herkes herşeye heryerden ulaşabilir olmuştur. Siz Türkçe bir programla dili geliştirdiğinizde bunu Türkçe bilmeyen devasa bir kitleye yayamayacaksınız. İngilizce zaten dünya dili olmuş durumda, bu konuda pek bir sorunu yok.
EÄŸer bu konuya milliyetçi bir bakış açısıyla yaklaşırsanız (aynı pardus gibi) hataya düşersiniz. Bu tarz görüş sergileyenlere (genelde amerikan çocuklarının küçük yaÅŸlarda programlama dillerini kolaylıkla öğrendiklerinden bahsediyorlar), Japonya’da, Almanya’da ya da diÄŸer geliÅŸmiÅŸ ülkelerde bizim kullandığımız (ve dünyanın genelinin kullandığı) ingilizce tabanlı dillerin kullanıldığını hatırlatmak isterim.
Türkçe’de ifadeler genelde ingilizceden daha uzundur. Onların tek kelimeyle ifade ettiklerini biz genelde kelime öbekleriyle ifade ederiz. Türkçe’nin yapısı bu. Bu durumda Türkçe geliÅŸtirilecek bir dilde daha fazla yazmak gerekecektir.
Bu noktada programlama dillerini doğal dillere yakınlaştırma çabasını anlamsız bulduğumu da belirteyim. Bu konuda karşımızda koskoca bir COBOL örneği var. COBOL belkide doğal bir dile (ingilizce) en yakın programlama dili. Belki ilk dönemlerinde başarılı olsada şimdi tarihe karışmış durumda. Ben bunun nedeni olarak, doğal dil yapısının matematiksel düşünce yapısına çokta fazla uymamasını gösterebilirim. Bunun için çok karmaşıklar. Ayrıca insanların günlük hayatlarındaki problemlerle, bilgisayarlara anlatılmaya çalışan problemler oldukça farklı yapıdalar.
Sonuç
Türkçe bir programlama dili geliÅŸtirilmesine karşı deÄŸilim. Sadece globalleÅŸme ve ingilizcenin baskın hakimiyeti gibi nedenlerden dolayı olayın akademik araÅŸtırmalardan öteye gidemeyeceÄŸini düşünüyorum. Türkçe bir programlama dilinde yazılacak bir programı, uluslarası projelerde Türkçe bilmeyen kimse kullanamaz örneÄŸin.Â
Bu konuyu itü sözlük’ten bir alıntıyla kapatmak istiyorum;
Kısaca ÅŸunu diyorum: Türkçe deÄŸerlidir. Türkçe ana dilimizdir. Korumak, geliÅŸtirmek hepimizin görevidir. Ancak, önümüzde duran her ÅŸeyi TürkçeleÅŸtirerek sadece dışa kapalı bir bilim yaparız, dışarıda yeni bulunan bir ÅŸeyi anlamak için birilerinin tercüme etmesini bekleriz. Bu bekleyiÅŸ sonucu yine ve yeniden geri kalırız. Ayrıca bilimin evrenselliÄŸine ve insanlık için üretilemesi gerektiÄŸi fikrine tezat düşeriz; zira birilerinin bizim bulduÄŸumuzdan faydalanması için Türkçe’den çevirmesi gerekir (bu içten içe bana gurur verir aslında; ama doÄŸru olan bu deÄŸildir).Â
Ama bu demek değildir ki birisi çıkıp bütün lafları geçersiz kılacak birşeyler yapamasın.
Kaynaklar
EkÅŸi Sözlük – Türkçe Programlama Dili
İtü Sözlük – Türkçe Programlama Dili Olmaz
İtü Sözlük – Programlama Dilleri Türkçe Olsa Olabilecekler
Ceviz Net Forum – Türkçe Programlama Dili
Sercen Tutar – Türkçe Programlama Dili AraÅŸtırması

Öncelikle belirteyim yazınızın neredeyse tamamına katılıyorum. Yani itiraz edilecek pek bir durum yok. Ama aradan cımbızla bir iki şey çekmek isterim.
BaÅŸlık, “Türkçe Programlama Dili GeliÅŸtirmemek” olsa daha konuya uygun düşerdi
(son paragrafı okumama ve katılmama rağmen)
Madem C’de doÄŸru düzgün İngilizce kelime yok, Türkçe programlama dili de pekala kullanılabilir. (Kıstas buysa -ki biliyorum deÄŸil-)
Daha bugün bir arkadaÅŸla espri konusu olmuÅŸtu: “ya deÄŸiÅŸken vs. tanımlarken inadına herÅŸeyi Türkçe tanımlayayım diyordum ama VirtualPath’de takıldım kaldım. Ne yazacağım ‘gerçek yol’, ‘hak yol islam’
falan mı.. vazgeçtim…”
Böyle düşünmeme raÄŸmen bu yaklaşımı doÄŸru bulmuyorum. Zaten mota mot bir yaklaşım ya da bire bir ingilizce’nin çevirisi olarak düşünmek baÅŸtan yanlış olur.
Türkçe programlama dili gelecek dertler bitecek diye bakmamak lazım. Türkçe ile ufak “oyunlar oynamanın” onu da iÅŸin içine çekmenin zararı yok bence. Bırak ya olmaz, diye onu soyutlamadan. KeÅŸke bu anlamdaki akademik çalışmalar artsa. Kimsenin acelesi yok… Beklentisi de…
En azından Türkçe’nin geliÅŸen teknolojiye yaklaÅŸması bazılarının dilimize yapışmış “e-mail” yerine “elmek” diyeceksin gibi absürd, aşırı kuralcı davranışlarına mani olur. Bu aÅŸinalık yaratıcılığın önünü açar. Mesela Türkçe’yi yasaklasalar bu son nesil yok olmadan hiçbir Türk’e “bilgisayar” yerine “computer” dedirtemezler. Bunun gibi pek çok baÅŸarılı Türkçe terim var.
Dilimizi teknolojiden soyutladıkça bu iÅŸler de “kokuÅŸmuÅŸ, kuralcılara” kalıyor. Kırk yıllık String’e “karakter katarı” deyip çıkıveriyorlar iÅŸin içinden. Böylesi daha mı iyi?
Evet, varsın C Sharp’a kafa tutan bir Türkçe Programlama dili olmasın. Ama dilerim akademik çalışmalar bitmesin. Türkçe dışlanmasın. Dışlanmayı bırakın “olabildiÄŸince” gelsin, iÅŸin içine girsin.
Ne ÅŸovenlik yapmaya gerek var (ya da bu tür giriÅŸimleri ÅŸovenlik olarak görmeye) ne de komplekse kapılmaya… 1000 küsür yıllık tarihi olan Türkçe bizim dilimiz.
Sokakta bulmadık ki…
Yorumunuz ve katkılarınız için teÅŸekkürler.Â
İlk olarak başlık önerinize kesinlikle katılıyorum onu belirteyim
Evet, durumları birebir ingilizcenin çevirisi olarak düşünmek yanlış ama, sırf C’deki anahtar kelimeleri (ve kütüphane metodlarının isimlerini) Türkçeye çevirmekte aynı derecede anlamsız. Yani buna sarfedilecek eforla elimize ne geçecek? EÄŸer yapılacaksa bir dilin Türkçe olarak, sıfırdan ve kendi kurallarıyla yapılması daha iyi bir yaklaşım olacaktır.
Ben zaten Türkçe bir programlama diline karşı değilim, sadece bununla ilgili görüşlerimi (genel olarak olumsuz) belirttim. Ama akademik çalışmalar konusunda haklısınız, bencede kesinlikle durmamalı hatta hızlandırılmalı.
Burada eÄŸer sizin dediÄŸiniz gibi C#’a kafa tutan bir dil geliÅŸtirilemezse maalesef bu dil yokolmaktan kurtulamaz. Ben yukarıdaki diller için (onların çoÄŸu akademik kökenli dikkat edin) bilgi kırıntıları toplarken bile göbeÄŸim çatladı. Zaten ülkede herhangi bir destek söz konusu deÄŸil. Güya devlet ar-ge çalışmalarına destek oluyor (bir dil geliÅŸtirmekten ala ar-ge çalışması mı olur diye sorabilirsiniz). Ama ortada herhangi bir destek yok. Hal böyle olunca geliÅŸtirilen ÅŸeyler duruyor. Belki yukarıdaki dillerden birisinin geliÅŸtirme çabalarına biraz destek verilseydi durum böyle olmazdı.
Tabii destek illa devletten gelecek deÄŸil. Bunu özel sektör hatta geliÅŸtirme toplulukları da verebilir pekala. Benim gördüğüm heryerde Türkçe dil geliÅŸtirilsin diyen birçok kiÅŸi var. Keza açık kaynak felsefesini savunan, üzerine toz konudurmayan binlerce insan var. Peki soruyorum size, bu insanlar ÅŸimdi nerde? Madem o kadar özgür yazılım felsefesini benimsediniz (burada ÅŸunu ekleyeyim, özellikle Türkiye’de özgür yazılım felsefesini benimsemek demek, benim gördüğüm kadarıyla, sadece özgür yazılım kullanımını benimsemek demek. Onları geliÅŸtirmeye katkıda bulunmak deÄŸil) neden kimsenin bir katkısı yok. İnternette biraz araÅŸtırma yaparsanız ya da verdiÄŸim linkleri ziyaret ederseniz, geliÅŸtiricilerin destek yoksunluÄŸu yüzünden bu iÅŸleri bıraktığını görürsünüz.
Özet olarak şunu söyleyebilirim, madem Türkçe bir programlama dilinin geliştirilmesini isteyen bu kadar insan var, o zaman toplanıp birşeyer yapma vaktidir. Bu işler sadece olsun demekle ya da konuşmakla olmuyor.
insanlar türkçe programlama dili derken çok basit anlamlar çıkartıyorlar kimi zaman.. for yerimne için if yerine eÄŸer demek gerektiÄŸini savunduÄŸumuzu düşünüyorlar… oysaki esasında ingilizce gramer ve mantığından yola çıkılarak oluÅŸturulmuÅŸ günümüz betikleri yerine, türkçe mantığına dayalı bir betik hatta yeni bir makine dili oluÅŸturulmalı… bence gerekirse amerika yeniden keÅŸfedilmelidir
Harika bir çalışma, destekliyorum.
Yunus Türkçe Programlama dilini tasarlamaya baÅŸlama nedenim, Delphi’nin çok esnek olması ve bol kaynak (www.delphiturk.com) olmasıydı. 2001-2003 yıllarında hemen her ay bir sürüm çıkardım. Ama zamanla klasik programlama mantığı ile tasarladığım için spagetti koda dönüştü. 2.8 sürümünden sonra terketmeye karar verdim.
Zaten kimsenin de umurunda deÄŸildi, o sıralarda. Son birkaç yıldır ise, üniversite öğrencileri proje konusu olarak “dil” yazımını seçmiÅŸ, benden yardım istemiÅŸlerdir. Aradan geçen zamandan sonra tekrar Delphi’ye dönüp, kodları düzenlemek bile ağır geliyor artık. Bunun dışında ticari program üreten bir yazılımcı arkadaÅŸ da Türkçe script dili ile basit ERP uygulamaları ile ilgili haberleÅŸti.
Çekirdekde assembly ve C# gibi diller kullanılarak, basit form/rapor/sorgu pencerelerinde Türkçe dil kullanılması, programlamacılığın Türkiye’de daha fazla yayılmasına neden olabilir.
Lise ve üniversitedeki öğrencilerin bazıları (%5) gerçekten iyi programcılar. Ama çoğu içiçe if veya for yazamıyor, dizi değişkeni yapamıyor. Keşke herkesin rahatça kendi dilinde program yazabileceği bir altyapı olsa.
Basic dilinin en basit programlama dili olduÄŸu zannediliyor. Bazı üst seviye programcılar basit olmasından dolayı “dil” bile demiyorlar. Oysa Lisp ve Ruby gibi daha basit ve nesne tabanlı diller var. Meslek lisesi yıllarında öğrenciler bu diller ile programlamaya baÅŸlamalıdır.
Özellikle Basic’de Goto gibi birçok tembelleÅŸtirici alışkanlık kazandırılıyor. Kodların okunaklılığı ve taşınabilirliÄŸi önemlidir.
“Açık kaynak” denilince sadece Pardus ve Linux akla geliyor. Türkiye’de kodlar açık olan projeler yaygın deÄŸil. Olsa bile kimse kodları alıp, daha iyisini yapmaya çalışmıyor, ya da bilen programcı en baÅŸtan kendisi yazmayı tercih ediyor.
Kodları sınıf veya kütüphane şeklinde yazmaya alışmak gereklidir. Diğer programcıların kendi projelerinde kullanabilmeleri için. Modüler programlama zor değildir. Daha derli toplu kod yazılır.
Adamın biri türkçe programlama kütüphanesi yazmış;
http://site.mynet.com/arcokyazilim/
http://arcok.forumup.com/
Türkçe programlama dili, programlamanın küçük yaÅŸlarda öğrenilmesi için çok gerekli. İkokul 2. veya 3. sınıfta daha Türkçe’yi doÄŸru dürüst konuÅŸamayan çocukların ingilizce ile karşılaÅŸmaları gözlerini korkutuyor. Scratch adlı yazılımı Türkçe’leÅŸtirmek için herkes katkıda bulunabilir. Benzer ÅŸekilde açık kaynak kodlu programlama dillerine destek verelim.
@Kerim : Scratch’i ben ilk defa görüyorum. Biraz inceleyince oldukça yararlı olabileceÄŸini gördüm. 8 yaşından büyük çocuklar için bir çizim programlama dili ancak mit’nin bir çalışması olabilirdi zaten
Siteside şu anda kısmen türkçe. Kesinlikle bunun türkçeleştirilmesi gelişim için çok faydalı olacaktır. Burdan yetkilileri (kendimde dahil) göreve çağırıyorum!
Ben programlama dillerinde kullanılan mevcut kavramların türkçeleÅŸtirilmesini pekte doÄŸru bulmamışımdır. Bu bana hep kolaycılık gibi geldi. Düşünün adamlar makina kodlarından itibaren bu teknolojiyi geliÅŸtiriyorlar ve uzun yıllar çalışarak yeni metodlar ve kavramlar ortaya atıyorlar. Bence for-while gibi kullandığımız terimler artık özel isimlere dönmüştür ve bunları türkçeleÅŸtirmek(belki eÄŸitim amaçlı diller hariç) tabiri yerindeyse ayıp olur. Ne zamanki yeni bir kavram – metod – teknoloji geliÅŸtiririz iÅŸte o zaman bunlara türkçe isimler vermek hakkımızdır ve vermeliyizde. Fakat günümüzde bütün kavram-paradigma-teknik ve metodolojiler ne yazıkki ülkemiz dışında geliÅŸtiriliyor. Türkçemizi korumak gibi bir gayemiz varsa adını türkçe koyacağımız yeni ÅŸeyler geliÅŸtirmeliyiz ve dokümantasyonlarını ilk önce türkçe yayınlamalıyız(Japonlar sürekli yapıyor). Türkçe bir programlama dili olacaksa tamamıyla farklı bir paradigma ortaya koyan bir dil olmalıdır(Fonksiyonel programlamanın farklı bir paradigma oluÅŸu gibi). Ama içinde for döngüsü ile birebir aynı yapıda bir döngü sistemi varsa lütfen adını yine for koyalım. Koyalım ki gördükçe for yapısını niye biz bulamadık diye hüzünlenip, yeni ÅŸeyler bulmaya hırslanalım.
Herşey türkçeleşsin bırakın ingiliz emperyalizmini bilimden geri kalınmaz korkmayın