5

Bu yazıyla beraber ilginç bir tartışma başlatmak amacındayım. Bazen bizim gibi teknoloji “piyasasının” mutfağındaki adamlar için bile teknolojinin kendisi canavar halini alabiliyor. Ben bu yazıda hangi teknolojik ürünlerden/hizmetlerden nefret ettiğimi nedenleriyle yazacağım. Sizde farklı yerlerde de olsa nefret ettiğiniz teknolojik ürünleri paylaşırsanız çok sevinirim.

Kalitesiz Kulaklıklar ve Müzik Çalarlar(Özellikle cep telefonu) 

Son zamanlarda cep telefonu firmaları ürünlerine müzik dosyalarını oynatma özelliği eklediler. Fakat bunlar genel anlamda ortalamanın altında kaldıkları için bir cep telefonunda müzik dinlemek bana işkence gibi geliyor. Benim için müziğin kalitesi çok önemli. Kulaklarımda hassas olduğu için ufak kalite düşüklüklerinde bile rahatsız oluyorum bazen. Şu anda Nokia’nın music edition telefonlarından birisini kullanıyorum ama ancak “idare ediyor”. 

Kalitesiz kulaklıklardan ise iki nedenden nefret ediyorum. İlk sebep, onlarda müzik dinlemek kalitesiz bir müzik çalarda müzik dinlemekten neredeyse yüzlerce kat kötü. İkinci ve en önemli sebep ise, toplu taşıma araçlarını kullananların gayet iyi bilebilecekleri bir şey. Evet genellikle kalitesiz kulaklıklardan sabah sabah veya akşam akşam “dım tıs dım tıs” (nedense hep aynı ton devam ediyor gibi) müziği sonuna kadar açan insan evlatları. Bazen düşünüyorum, hiç mi sakin müzik dinleyen adam yok? 

İphone gibi gereksiz özellikleri birsürü paraya satılan ürünler 

İphone buna sadece bir örnek. Pazarlamanın birinci kuralı insanlar için sahte “ihtiyaçlar” yaratmaktır. Normal bir insanın yaşaması için aslında sadece yeme/içme, barınma ve korunma yeterlidir. Fakat günümüz dünyasında “normal” bir insanın yaşaması için birçok şey daha gereklidir. Bunların başında sosyal statü ihtiyacı ve diğerlerinden üstün olma dürtüsü gelir. Bugünün firmaları ise ürünlerine gereksiz birçok özellik ekleyip bunları salt ihtiyaçmış gibi göstererek –bir nevi akım başlatarak- çok uçuk rakamlara satmaktadır.

Peki bu özelliklere gerçekte kimin ne kadar ihtiyacı vardır? Bana bir kişi açıklayabilir mi, cep telefonu aslında ne işe yarar?

Bunun gibi asıl amaçlarından sapmış ürünlerden de genelde nefret ediyorum. Bence bir alet önce asıl amacını –cep telefonu için iletişimi- sağlamalı (Çoğu telefonda doğru düzgün internet bağlantısı bile yok –kimse bana EDGE var demesin, daha 3G ihalesi bile ortada yok!-). Daha sonra ekstralar sağlanırsa sağlanır. 

Birçok Microsoft ürününde olduğu gibi, rakiplerde bulunan çok güzel özelliklerin inatla yer almadığı yazılımlar

Bana bir Microsoft çalışanı ne zaman Windows’a “Tümüne Hayır” seçeneğinin ekleneceğini söyleyebilir mi? Bilmiyorum farkındamısınız, Windows’ta en işkenceli işlemler genelde dosya işlemleri. Kopyala/Yapıştır (buna bir transaction tarzı birşey yapmak çok mu zor?) ya da isim değiştirme gibi işlemler. Oysa rakiplerde böyle birçok özellik var. Ama çeşitli nedenlerden (örneğin işimin windows üzerinde olması gibi) onları ilk seçenek olarak düşünemiyorum.

Söylemek istediğim –sadece windows değil, o yanlızca aklıma gelen bir örnek- firmalar veya gruplar inatla basitçe eklenebilecek ama oldukça faydalı özellikleri nedense kendi ürünlerine eklemiyorlar.

Doğru düzgün dökümante edilmeyen veya kullanıcı dostu olmayan ürünler

En nefret ettiklerimin başında bunlar geliyor. Bir ürün ne kadar başarılı olursa olsun, isterse ağzıyla kuş tutsun onu kullanamadıktan sonra bütün bu özelliklerinin ne anlamı var? Buna örnek olarak Devexpress komponentlerini verebilirim. Adamların ürünleri çok güzel ama berbat bir dökümante sistemleri var. Bu yüzden kusura bakmasınlar ama gözümde beş para etmezler!

Bir diğer konu ise kullanıcı dostu olma. Bir ürün ne kadar çok özellik içerirse o kadar karmaşıklaşır. Fakat şirketler veya gruplar ürünlerin UI dizaynlarına nispeten az zaman ayırdıkları için karşıdaki insanlar çıldırma noktasına kadar gelebilirler.

Kamera ve İzleme sistemleri

İletişim teorilerinde Panopticon Sistemi denilen bir hapishane sisteminden söz edilir. Buna göre daire şeklinde bir hapishanenin ortasına dikilen bir gözetleme kulesi vardır. Bu kulede oturan kişi herkesin her hareketini görebilir. İlk olarak Foucault buna benzer bir sistemden Disiplin ve Ceza kitabında söz eder.

Modern iletişim teorilerinde panopticon kavramı insanların günlük hayatlarında gözetlenmelerini ve onlar hakkında sürekli bilgi toplanmasını ifade eder. Mesela çoğu kişinin iş yerlerinde kameralar vardır. Ya da metro istasyonlarında. Hiçbir yerde neredeyse mahremiyet kalmamıştır.

En azından ben bir çalışan olarak bana güvenilmesini isterim. Ayrıca sürekli gözetlenmekten ve her hareketimin izlenmesinden hoşlanmıyorum. Bu sebeple kameralar ve izleme sistemlerinden nefret ediyorum.

Satış sonrası teknik destek için adamı süründüren ürünler

Bir dizüstü bilgisayar aldınız. Herşey çok güzel ama bir baktınız ki eternet girişi çalışmıyor. Teknik servisi aradınız, sizi bir yere yönlendirdi, o yönlendirdikleri yer sizi tekrar ilk aradığınız yere yönlendirdi, bu sefer adamlar ilgilenmeyi kabu etti ve siz ürünü teslim ettiniz. Ürün artık ellerinde kayıp mı olur, tamir edilmeden tekrar mı gelir, ya da son teslim tarihine kadar sizi süründürürler mi artık seçin bir tanesini. 

Mümkünse teknik servisi iyi olan –diğerine göre pahalı bile olsa- ürünleri tercih etmek gerekiyor.

Çağrı servisleri

Karşınıza bir muhattabın çıkması için birsürü telefon faturası ödemek zorunda olduğunuz, sürekli istemediğiniz halde zorla sizi reklamlara maruz bırakan ve sonunda genellikle bilgisiz bir görevli veya aptal bir prosedür yüzünden sizi çıldırma seanslarına sürükleyen bu hizmetlerden nefret ediyorum!


Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Teknoloji üreten birisi olarak daha birçok teknolojik ıvır zıvırdan nefret ediyorum.

 

Bu konuda herkesin fikirlerini gerçekten merak ediyorum, paylaşırsanız çok sevinirim. Sizin nefret ettiğiniz teknolojik zımbırtılar neler?

Bu yazı istenilen yerde istenilen şekilde yayınlanabilir (değişikliklerden yazının orjinalini yazan yazar kesinlikle sorumlu değildir). Sadece yazdığınız yazının altında veya üstünde orjinal yazıya link verirseniz sevinirim. Vermezsenizde sorun değil. İlginiz için teşekkürler.

Eğer girdiyi beğendiyseniz, başkalarıyla da paylaşın!
Tusul | Habberci | Haber.gen.tr | Oyyla | Bağcık | 100 Puan | Linkibol | Teknikim

5 Yorum

  1. Kaan Arslan diyor ki:

    Biraz önce kulak içi kulaklıklardan da nefret ettiğimi farkettim, oturtana kadar insanın canı çıkıyor :)

  2. Burak Gürol diyor ki:

    Windows XP için “Tümüne Hayır” deme şansınız var aslında.Seçenek olarak sunulmamış sadece.

    Seçeneklerden “hayır” a shift tuşunu basılı olarak tıklarsanız tümüne hayır demiş olursunuz.

  3. Kaan Arslan diyor ki:

    Yorumunuz için çok teşekkürler, bunu bilmiyordum. O zaman bu seçeneği sakladığı için nefret ederim bende artık …

  4. but diyor ki:

    evet ben de teknoloji karşıtı bir insanım, teknolojinin insanları bunalıma sürükleyecek sebeplerinden birisi de, bir takım tanışma sitelerinde bazı bireylerin reklam amaçlı çıplak, artistik resimler koymasıdır. Hatta telefon numaralarını bile sergilemektedirler. Bazen gerçekten 1800′lerde yaşamış olmayı ya da bir köyde doğmuş olmayı yürekten hayal ediyorum(( artık çoğumuz dostlarımızı çay içmeye bile davet etmiyoruz, msn’de konuşmayı tercih ediyoruz( ne üzücü(

  5. Ahmet KAKICI diyor ki:

    All-in-one furyasına kapılmış cihazlardan ve programlardan nefret etmemek elde değil.
    Özellikle cep telefonları bu konuda aldı başını gidiyor. Tabii arz-talep mevzusundan dolayı da buna diyecek laf yok. Yaklaşık 6 yıldır Nokia 3510 kullanıyorum ve biraz kalın olmasının haricinde bir şikayetim yok. Ancak düşe kalka geçirdiği şu son dönemde o da teklemeye başladı. Yerini alacak telefonda ise kamera, mp3 çalar gibi ekleri olmasın istiyorum ama sanırım artık kamera standart olmuş. Kullanmayacağım bir özelliğe de para vermek istemiyorum.

    Belki çok az bir fiyat farkı oluyor kameradan ancak kullanmayacaksam neden para vereyim ki ? 100ytl verip mp3 çalar aldıktan sonra da telefona bu özellik için ek bir ücret vermek de bana mantıksız geliyor. Anlaşılan arayışım sürecek.

    Telefon haricinde bilgisayarda kullandığmız programların da “herşey var abi” tarzına sahip olanları sevmiyorum. Buna en güzel örnek Nero olsa gerek. Önceden cd yazmak için kullandığımız program kendinden geçti tonla ek ile kurulmaya ve beni çıldırtmaya başladı. Şu anda Vista’da sürükle bırak yaparak Windows’un kendi cd/dvd yazma özelliğini kullanıyorum. İşimi görmüyor da değil ;)

    Tabii bu “all-in-one” tarzında güzel örnekler de yok değil. Google gibi tonla servis sunan sistemler bize bu işin akıllıca ve sistematik bir şekilde yapıldığında işe yarayacağını gösteriyor.

    Bu arada tuş dizilimi farklı olan klavyelerden de nefret ediyorum. Özellikle dizüstü bilgisayarlarda kenara köşeye sıkıştırılmış tuşlar insanı çileden çıkarıyor. Sol en alt köşeyi yılların sahibi “CTRL” tuşundan çalan “FN” tuşundan ayrıca nefret ediyorum :)

Yorum Bırakın