Birkaç gün önce dışarıda birsürü farklı siyasi partinin ilanlarını gördüğümde düşünmeye başladığım değişik bir ütopyayı paylaşmak istiyorum sizinle. Bu anlatacağım ütopya (adı üzerinde zaten) gerçekleşmesi -ki teknik olarak belki yüzlerce yıl sonra böyle bir teknolojiye ulaşabiliriz- oldukça zor bir durumdan besleniyor; yapay zeka.

Tüm o siyasi reklamlara bakarken aklıma Türkiye’deki demokrasi demokrasi mi? yoksa çok partili sistem mi? tartışması geldi. Öncelikle söylemem gerekir, bence yerel seçimlerinde partilere deÄŸil insanlara oy vermeliyiz. Çünkü sonuçta bir ideoloji seçmiyoruz, bize hizmet edecek bir birey seçiyoruz. Genel seçimlerde bu unsurun yanında ülke yönetimide girdiÄŸi için orada iÅŸin içine ideolojide giriyor. Bu durumda parti sistemi gayet mantıklı.

Devamını oku »

Bazı insanların (özellikle yaşça büyük olan) teknolojiden pek haz etmedikleri bir gerçek. Teknolojik “oyuncakların” çoÄŸunun insanlar için aslında zararlı olduÄŸunu, kendi çocuklarına veya etraflarındaki kiÅŸilere teknoloji kullanımını engelleterek onları “koruyabileceklerini” düşünüyorlar. Birde diÄŸer taraftan teknolojik geliÅŸmeler sonucunda insanların tembelleÅŸerek ve çevrelerinden koparak gittikçe “yabancılaÅŸtıklarını” düşünenler var. Ben ikinci düşüncenin savunucularındanım. Bilimin günümüzde merak olmaktan çıkıp, kapitalizmin bir aracı olmasıda bu düşünceyi destekler niteliktedir.  İkinci düşünceyi bir baÅŸka yazıya bırakıp ilkine odaklanalım.

Özellikle internetin yaygınlaÅŸması sonrası teknoloji çoÄŸu için bir düşman gibi oldu. Porno siteler, vahÅŸi oyunlar, herkesin istediÄŸi gibi konuÅŸtuÄŸu bir ortam vs. Aileler teknolojinin çocukları için kötü ÅŸeyler olduklarını düşündüler, üniversite hocaları bu konuyu körükleyecek ÅŸeyler söyleyip durdular (bir tanesi benim hocamdı ve derste bunu kendisiyle çok tartışmıştık), haberlere çıkan “uzman” kiÅŸiler sürekli teknolojinin insanlar için ne kadar zararlı ÅŸeyler olduklarından bahsettiler falan. 

Åžurada okuduÄŸum haber bunun çok güzel bir örneÄŸi. Haberde ingiltere’de bir adamın karısının facebook profilinde gördükleri yüzünden çıldırıp onu öldürdüğünden bahsediliyor. Kadın profilindeki iliÅŸki durumunu deÄŸiÅŸtirmiÅŸ, haber sanki cinayetin tek sebebi buymuÅŸ gibi lanse etmiÅŸ. Aslında yakından bakarsak, bu çiftin zaten çok sorunu bir hayatları olduÄŸunu görürüz. Oysa habere bakarak, aralarındaki sorunlar yüzünden olan bir olayı sanki facebook yaptırmış sanırız. Sonrada doÄŸal olarak çocuklarımızı, gençlerimizi bu “zararlı” alışkanlıktan kurtarmak için çabalarız.  

Devamını oku »

Gerçekten enteresan bir konuya değinmek istiyorum bugün. Daha önce bahsettiğim şekilde (1, 2) bir şirket kurdunuz, Ar-ge süreçlerini tamamladınız. Yani artık elinizde ürünleriniz var. Gerçi ürünleriniz ve hizmetleriniz var demek daha doğru. Peki şimdi ne yapacaksınız?

Devamını oku »

Dün Microsoft’tan bana gelen maile gülmeden edemedim. Ofisteki herkes gülme konusunda bana katıldı okuyunca. Mailde Microsoft’un Windows’u -bayiler için- yaygınlaÅŸtırmayı amaçlayan bir kampanyası vardı. Kampanyada, 1 ay boyunca alınacak 10 adet Windows Vista iÅŸletim sisteminin 100YTL lik Shell benzin kuponuyla ödüllendirileceÄŸi yazıyor. Ayrıca, 10 adetin üzeri her iÅŸletim sistemi için ekstra 10YTL lik fiÅŸ veriyorlarmış. Bu arada 100 ün üzerinde iÅŸletim sistemi alırsanız ilk 100 taneden sonrası ödüllendirilmiyormuÅŸ (Bu neden anlamadım).

Devamını oku »

İki yazı halinde planladığım bu seride bilişim sektöründe kendi işini yapmak isteyenlere önerilerimi ve yapılması gerekenleri sunacağım. İlk bölümde daha çok benim tavsiyelerim, ikinci bölümde ise yapılması gerekenler ve duruma göre ortalama çıkacak masraf gibi şeylerden söz edeceğim. Ayrı bir diğer yazıda da yeni kurulan şirketlere nasıl davranılması gerektiğinden, yurtdışında durumun ne olduğundan bahsetmeyi düşünüyorum. Faydalı olması dileğiyle…

Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de bilişim sektörü gittikçe büyüyor. Şu aralar patlayan global krizler bile bunun önüne geçebilmiş değil. Sektörde bir durulma yaşansa da büyüme halen devam ediyor. Bu durumda bu işin eğitimini almış insanlar, uzun süredir sektörde faaliyet gösterenler veya diğer yatırımcılar haliyle kendi işlerini kurmak istiyorlar.

İlk olarak söylemeliyim ki, Türkiye’de şirket kurmak çok zor. Bu yollardan yakın zamanda geçmiş birisi olarak, devletin ve büyük yatırımcıların size birçok zorluk çıkarttığını söyleyebilirim. İlk olarak bu zorluklardan söz edelim biraz :

Devamını oku »

Beni bu yazıyı yazmaya iten sinirlerim haricindeki etmen, bu aralar duyduÄŸum iki farklı haber. İlki ÅŸurada okuduÄŸum pornoma dokunma adlı sansür karşıtı kampanya. İkincisi ise daha neden olduÄŸu bile bilinmeyen bir mahkeme kararı ile Richard Dawkins’in web sitesinin engellenmesi.

İnsanların topluluklar oluşturarak yaşamaya başlamalarından beri süregelen bir kavram sansür. Tarihte birçok yerde karşımıza çıkar. Birçok kral veya yönetici tarihçileri sansürlemiştir. Sırf düşünceleri birilerini rahatsız etti diye öldürülenler (bkz. Sokrates) olmuştur. Orta çağda dini kurumlar kendilerine zararlı gördükleri her düşünceyi engellemişler (bkz. Galileo). Matbaanın keşfinden sonra birçok kitap basılamamıştır. Ama asıl kopma noktası yazılı basının ortaya çıkmasından sonra olmuştur. Sansür aslında belirli bir kesimin kararları sonucu herhangibir yayının engellenmesidir. Yayından kastım herhangi bir şekilde belirtilen düşüncedir.

Devamını oku »

Sayfa 1 / 212